.

.

<<  Sayokan Nedir?  >>
.

Sayokan’ın Dili ve Anlamı Nedir?

Millî savaş sanatlarına sahip ülkeler, kendi dillerini kullanırlar. Teknik, hiyerarşik tüm kavramlar bütünü (terminoloji) savaş sanatının çıktığı ülkenin dilindedir. SAYOKAN’ın dili ise Türkçe’dir. 41 lehçeden oluşan Türkçemiz, SAYOKAN içinde kullanılmıştır; yani, Urkun Türkçesi ya da başka bir deyişle M.S. 11.yüzyıldan M.Ö. 879 yılına kadar Türkistan’tan topraklarında konuşulan lehçelerden oluşturulmuştur.

 

Sayokan sözcüğünü Urkunca (Göktürkçe) ele aldığımızda; SA: Savaşçıların sözcüğünün “SA” hecesidir. Urkunca kalın “SA” sesidir. Urkunca dil bilgisi kurallarına göre, “A” ve “E” sesleri sözcüklerin başında ve içinde kullanılmaz, sadece sözcüğün sonunda kullanılır. Bundan dolayı, bu harfin önüne bir “A” harfini koyamayız. Urkunca, soldan sağa doğru yazılan bir alfabedir.

YO: Yolun “YO” hecesidir.

KAAN: Kaanların, cümlesinin hecesidir. Kökenbilim (Etimolojik) olarak ele alalım, Kagan = Kağan = Kaan = Kan = Han (Özellikle Çin dilinde “Han” kullanılmıştır). Türkçemize de “H” sesi Çinceden geçmiştir. Urkuncada “H” sesini veren harf veya tamga yoktur). İngilizcede ise kağan veya han sözcükleri “KHAN” olarak yazılır ve “A” sesi biraz uzatılarak “KAAN” şeklinde söylenir. Bugünki Moğol dilinde de çift “A” ile yazılır. Yani SAYOKAAN’ dır. Lakin ses fonotiği açısından “A” harflerinden birini kullanmayarak, SAYOKAN olarak ifade ediyoruz. Aynı Japonca “DOO” sözcüğünün, Latin alfabesine göre yazılımında “DO” olarak yazıldığı gibi.

“Kağanların ve Savaşçıların Yolu” cümlesindeki sözcüklerden oluşturulan sözcükte, kurucu, SAYOKAN sözcüğünün ses fonetiğine dikkat etmiş, “KAN” sözcüğünü sona getirmiştir. Çünkü, Türkçemizde son hecesi “kan” ile biten bir çok isim vardır. Örneğin, SerKAN, HaKAN, OKAN, FurKAN, TurKAN, SoyKAN, AtaKAN, VolKAN, ÖzKAN, TarKAN, ErKAN, HürKAN, ArıKAN, GürKAN, AlKAN, EfKAN, UtKAN, DoğuKAN  gibi.

 

“Kağanlar”dan Kast Edilenler Kimlerdir?
İstemi kağan (M.Ö.879) başlangıçlı tarihten itibaren, İslam öncesi Kağanlar ile İslam sonrası hakanlar, padişahlar ve günümüze kadar gelen Türk tarihinde yerini almış devlet adamları, kahramanlar model alınmıştır. Malumdur ki, İslam öncesi kağanların bir özellikleri “Alpagut”, yani Allah tarafından kutlu kılınmış savaşçılardır. Allah’ın yasasına göre yaşarlar ve O’nun için ölürler. Bu sözcüğü bugün “Alperen” olarak kullanıyoruz ki Alp-Eren sözcüğü de çok eski bir sözcüktür. Örneğin M.Ö. Türk yazıtlarında “Büyük İskender” “Alp-Erin” olarak isimlendirilmektedir. Yani hem savaşçıdırlar, hem de eren sıfatının karşılığı imana sahiptirler.

“Savaşçılar” Kimlerdir?Kast edilen ise yukarıdaki tarihi şahsiyetlerin yanında savaşan, onlara hizmet eden savaşçılardır.

 

“Yol” Kimin Yoludur? Yol ise bu tarihi şahsiyetlerin yoludur. Sayokan ismi, yurt dışı tanıtımlarında da kolay kabul edilen fonetik ses yapısından dolayı zorluk çekmemiştir. Kurucu, SAYOKAN ismini daha cazip ve ilgi çeken hale getirmek için, açılımını “Savaşçının Yolu” (The Way of the Warrior)  olarak uygun görmüştür. Bu tercih de yabancılar tarafından tutmuş, kabul edilmiştir.

 

Türk Medeniyetinin Motifleri ; Türk savaş sanatı tanımlamasından anlaşılacağı gibi, Türk medeniyetleri, geleneklerine göre kurgulanmış destanlarından etkilenmiş, yeni Türk neslinin de tarihimizde ki kahramanlıkları, yiğitlikleri hatırlamaları, ruhsal boyutunu yaşamaları, akıl ve beden gücünün ortak kullanımının kazandırdığı zevki tatmaları, Sayokan’da ilke edinilmiştir.

Prof.Dr. Özbay Güven hocamız “Türklerde spor kültürü” adlı kitabının bir bölümünde şöyle diyor. “Sporun tarihi, insanın doğa koşulları ile tanışarak, ona uyması doğada egemen olmaya başlaması ve kendisini korumak için tek araç olan vücudunu ve adalelerini geliştirmesi ile başlar. Başlangıçta sporun insanların fazla enerjilerini boşaltmak, sağlıklarını ve güzelliklerini geliştirip korumak, boş zamanlarını değerlendirmek, barışa katkıda bulunmak ve ticari yararlar sağlamak gibi amaçlar için yapılmadığı kesindir. İnsanlık tarihi ile insanın korunma ve güvenliğini sağlama mücadelesi de birlikte başlamıştır. İlk çağlardan kalma bazı resimler, spor dallarının da belirmeye başladığını gösterir. Ancak, spor tarihinin başlangıcı diye adlandırdığımız resimlerin çoğu savaş ile yakından ilgilidir. Savaşların beden gücüne dayandığı çağlarda spor, savaşa hazırlık dönemi oluşturmakta idi. Türkler de bu dönemlerde savaşa yönelik işlevleri olan sporları yapmışlar ve desteklemişlerdir.“

 

Faaliyet Ayları – Mevsimi ;06 Mayıs – 08 Kasım tarihleri arası Kahramanlık Oyunları organizasyonlarının yapıldığı aylardır. Bu tarihler arası atalarımızın ruz-ı hızır diye adlandırdığı 179 günlük bir dilimdir. Tarihimizde hızır günleri olarak adlandırılmıştır. Savaşa hazırlık, şenlikler, festivaller, izdivaçlar hep hızır günlerinde organize edilmiştir. 09 Kasım – 05 Mayıs tarihleri arası, gelişim, teknik, hakemlik, yönetim, organizasyon seminer, toplantı ve sempozyumlarının yapıldığı aylardır. Tarihimizde atalarımız bu tarihler arasındaki ayları  kasım günleri olarak adlandırmışlardır. Bu aylar arasında kahramanlık oyunları organize edilse de genel olarak alplar teknik, taktik, sürat ve kuvvet çalışmalarını kasım günlerinde yaparlar.

 

Alp Yazılığı (Oyunların yapıldığı meydan) :Uruşlar (müsabakalar) çim üzerinde yalın ayak yapılır. Uruş anında yağmur yağsa da uruşlar devam eder. Alp Yazılığı üç parsele bölünür. Birinci parsel Baş boyu (Baturalp), ikinci parsel Orta Boy (Konuralp) ve üçüncü parsel Ayak Boyu (Gencalp) olarak ayrılır. Bayanlar içinse en son bir parsel kullanılır.  Eşleşen alplar aynı anda uruşa başlarlar. Her uruş için belirlenmiş bir sınır yoktur. Her uruş bir hakem tarafından yönetilir. Ayrıca kule hakemleri vardır.

Bala oyunları, ayrı bir organizasyon olup, yine aynı fiziki koşullarda yapılır. Kasım Günlerinde, kapalı spor tesislerinde oyunlar organize edilebilir mi? Evet, kapalı alanlarda alp yazılığına benzer fiziki koşullar oluşturulduğunda elbette organize edilir.

 

Alplık Okulu : Eski Türkler M.Ö. 6.yüzyılda Pi-yung adı verilen kale şeklindeki bir binada “Alplık Teşkilatı”nı kurdular. Dünya tarihinde ki ilk kurumlaşmadır. (Kaynak, Türklerde Spor Kültürü s.22-23 Prof.Dr.Özbay Güven). Bundan dolayı Sayokan’ da eğitim yerlerine Alplık Okulu adı verilir.

Alplık Okullarında, alpların yüzlerini döndüğü tarafın duvarında Türk bayrağı, yanında Sayokan onganı (flama), İstiklal Marşı, Atatürk’ün gençliğe hitabesinin bulunması kuraldır.